Gündüz kanepeye erimiş gibi yatan canlı, gece bir anda koridorun en hızlı kara memelisine dönüşüyor. Başlangıç çizgisi mutfak, viraj sandalye, finiş mümkünse sizin göğüs kafesiniz. Üstelik ortada seyirci dışında kimse yok.
Bu ani koşturmaların hepsini “delirdi” diye okumaya gerek yok. Kedilerin şafak ve alacakaranlıktaki hareketliliği, gün içindeki oyun fırsatları ve evin rutini işin içinde. GCCF’nin davranış notları da bu günlük ritme dikkat çekiyor. Tabii her kedinin çalışma saatleri farklı; bazısı bizim uyku düzenimiz hakkında çok sert görüşlere sahip.

Yatmadan önce av mesaisi
Kısa ve hareketli bir oyun, sonra yakalamasına izin verilen bir oyuncak, ardından sakinleşme alanı… Sürekli havada erişemediği bir nesneyi izletmek yerine, arada başarılı olabildiği bir oyun daha anlamlı. Olta oyuncakları oyundan sonra kaldırılmalı; uzun ipler ortada bırakılmamalı.
Bir de her gece kalkıp büyük bir gösteri yapmak bazen bu saati daha da ilginç hale getirebilir. Düzeni değiştirmek bir gecelik mucize değil. Gündüz uyaranı, düzenli oyun ve evin ritmine birlikte bakmak lazım. Klavye nöbetinde bütün gün kımıldamayan arkadaşın enerjisini yalnızca gece boşaltması pek şaşırtıcı olmuyor.
Davranış birden değiştiyse, huzursuzluk veya acı belirtisi eşlik ediyorsa, “normal zoomies” etiketi yapıştırmadan veterinerle konuşmak iyi olur. Ama yalnızca üç tur atıp su içti ve yattıysa, yarış komiserine dilekçe vermek dışında fazla seçeneğimiz kalmıyor.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Henüz cevap yok. İlk cevabı sen yazabilirsin.